İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rüya Gündüzhev: Kitaplar, gerçek ile hayal arasındaki köprüdür aslında

Yalnız yazarken değil, kitabı bitirene  kadar kahramanlarımla birlikte yaşıyor, onları yaşamıma dahil ediyorum. Gezerken, dinlenirken zihnimde dolaşıp duruyorlar.”  diyen Rüya Gündüzhev ile yazma tutkusunu, çocuk edebiyatını ve masalları konuştuk.

Röportaj: Mine Alpan

 “ Rüya Gündüzhev ” kimdir, bize biraz bahseder misiniz?

1 Nisan 1977 yılında Azerbaycan’dan yıllar önce göçüp gelmiş bir ailenin dördüncü çocuğu olarak Kars’ta doğdum. Babamın memuriyetinden dolayı beş-altı yaşlarımdayken Kars’tan İstanbul’a taşındık. Babam İstanbul’da Galatasaray Postanesi’nde memurdu. Sonraki yıllarım İstanbul’da geçti. Eğitim Fakültesi mezunuyum ve yirmi iki yıldır sınıf öğretmenliği yapıyorum. Sekiz yıldır çocuk kitapları yazıyorum. Evliyim, anneyim, iki kızım var.       

Sizi çocuk kitabı yazmaya iten faktörler nelerdir?

Aslında sıralayabileceğim madde madde faktörler yok. Zaman içinde deneyimlerle, edindiğim bilgilerle kendimi hazır hissettiğim bir anda kendiliğinden ortaya çıktı. Ben aslında çocukluğumdan beri sürekli yazardım. Birine kızmışsam küsmüşsem ya da çok mutluysam konuşmaktan çok uzun uzun mektuplar, şiirler yazarak ifade ederdim kendimi. Sadece yazmak da yeterli değil. Kitaplarla fazlaca iç içeydim. Çocukken kitap okumayı çok severdim. Kızlarım olduktan sonra kendiliğinden bir beceri gelişti. Onlara sürekli masallar yazmaya başladım. Eğer bir davranışı kazandırmak istiyorsam hemen onunla ilgili bir masal yazıyordum. Hatta sadece kızlarıma değil öğrencilerime de aynı şekilde masallar yazıp okuyordum. Hikâyelerin, masalların nasihatlerden uyarılardan daha çok işe yaradığını gördüm. Ayrıca yazdığım masalları okuyan arkadaşlarım çok beğeniyorlardı. Ben de o halde bu hikayeleri diğer çocuklarla da paylaşmalıyım dedim. Başta yayınevine başvurmadım. Öykü yayıncılığa gönderdim yazdıklarımı beğendiler basmak istediler. Öykü yayıncılık ile başladım, şimdi İstanbul’da Üçgen Çocuk ile yola devam edeceğim. Yeni kitaplarım yakında Üçgen Yayıncılık tarafından basılacak.

Bu zamana kadar kaç adet çocuk kitabı kaleme aldınız?  

Öykü Yayıncılık tarafından altmış sekiz tane kitabım basıldı ve hala basılmaya da devam ediyor. Bunun yanı sıra Üçgen Yayıncılığa yazdığım resimlenme, düzelti aşamasında elli tane kitabım da basılmayı bekliyor. İnşallah onlar da şubat tatilinden sonra minik kitap kurtlarıyla buluşacak.

Yazdığınız kitapların içinde sizin yaşamınızdan izler var mı?

Elbette var olmaz olur mu? Her şeyden öte bir tavuğun dronla dünyayı dolaşma isteğinde benim hayallerim var ya da sincabın sakarlıkları benim sakarlıklarım aslında. Heyecanlanınca çok sakar oluyorum. Farenin kitap ve tiyatro sevgisi, ayıcığın kış uykusuna yatmak istemeyip gece ay ışığında karın gökyüzünden inişini izlemesi, baykuşun karda yürürken ayaklarının altında ezilen kar tanelerinin sesi benim Kars’ta geçirdiğim o beş-altı yılda biriktirdiklerimden. Ayrıca parantez içinde belirteyim. O yıllara çok şey borçluyum. Uzun ve soğuk kış akşamlarında tüm akrabalar aynı evde toplanırdık. Büyüklerden masal gibi anılar dinlerdik. Öyle güzel bir hikayecilik ve anlatım vardı ki tıpkı dede korkut hikayeleri tadında. Bana kalırsa o anlar benim hayal gücümü çok besledi.    

Sizin yazma ritüelleriniz var mı? 

Herhangi bir ritüelim yok ama sabah çok erken saatler benim için çok özel zamanlardır. Düşündüğüm her şey bir çizgi film izler gibi gözümün önünde canlanmaya başlar. Saniyeler içinde kendimi kahramanların yanında bulur gördüğüm her şeyi not etmeye başlarım. O anlar benim için nadir ve çok mutlu olduğum zamanlardır. Kızlarım “Anne kendini görmelisin. Yazdıklarını yaşıyorsun. “ diyorlar. Yazarken bazen şaşırıp bazen de gülümsüyormuşum.  

Çocuk kitaplarının gelişim sürecine katkısı ne yönde olmaktadır?

Kitaplar, gerçek ile hayal arasındaki köprüdür aslında. Çok kitap okuyan çocuğun hayal dünyası güçlenir. Her kitapta farklı insanları, farklı yaşamları tanırlar. Kitaplardaki kahramanların olaylar karşısındaki davranışlarını okuyup sorun çözmeyi öğrenirler. Onların duygularını anlarlar. Böylece empati kurma yetenekleri güçlenir. Kitap okudukça, iletişim kolaylaşır, karar verme ve sorun çözme becerileri gelişir. Çoğu zaman okudukları bir kitap ile ilgilerinin, yeteneklerinin farkına varırlar ya da çözüm bulamadıkları bir sorunu çözerler. Çocuklar okudukları kitaplardaki kahramanların yerine kendilerini koyar, hikayede geçen sorunu ben olsam diyerek kendi yöntemleriyle çözerler. Hikaye de olsa bir macera yaşamak, mücadele edip başarı elde etmek çocukların kendilerine güvenlerini arttırır, artı pes etmemeyi öğrenirler. Bazen yetişkinlerin anlatamadıkları sıkıntı yaşadıkları ölüm, ayrılık, sevgi, doğum, iyilik, kötülük, felaket gibi yaşamın gerçeklerini de çocuklar kitaplardan öğrenirler.

Okumaya daha çok teşvik etmek için ebeveynler neler yapabilir?

Çocuklar uyarılardan çok davranışları örnek alırlar. Aile çocuğa kitap okuması için baskı yapmak yerine kitap, dergi, gazete okuyarak örnek olmalı. Okuma yapmak için rahat bir okuma ortamı oluşturmalılar. Tabii sadece okumakla da kalmamalı. Aile üyeleri okudukları kitaplar hakkında konuşmalılar. Kitap hakkında konuşurken çocuğa da söz hakkı verip onun yorumlarını dinlemeliler. Böylece çocuğun ebeveynleriyle arasındaki bağ güçlenecek ve çocuk kendisini önemli hissedecektir.

Birlikte dışarıya çıktıkları zaman mutlaka bir kitapçıya da uğramalıdırlar. Çocuğun kitap seçmesine izin vermeliler. Kendileri de birkaç tane seçip ona önerebilirler. Tabii önerdikleri kitaplar çocukların ilgi alanlarına, seviyelerine uygun olursa ilgilerini daha fazla çeker.

Bir de sadece hikâye kitapları değil, dergi ya da çocukların yaşlarına uygun mizah kitapları da alabilirler. Böylece çocuklar mizah kitapları okurken okumanın keyifli bir aktivite olduğunu fark ederler.

Çocuk kitaplarının genel özellikleri nedir?

Çocuk kitapları, her şeyden önce kitapların hem bir eğlence hem de bilgi kaynağı olduğunu öğretmelidir.

Her türlü kör inanç ve önyargılardan arınmalıdır. Irk, cinsiyet üstünlüğü, din ayrılığı, bağnazlık barındırmamalıdır. Sevginin, ulusal ve evrensel değerlerin olduğu hayal ve macera dünyaları olmalıdır. Dili ve anlatımı sade, akıcı olmalı. Ayrıca çocuğun anlayabileceği somut ifadeler bulunmalıdır. Yazım kuralları, noktalama işaretlerine dikkat edilmelidir. Argo kelimeler kullanılmamalı, resimler eğlenceli ve anlaşılır tarzda olmalı.

Edebiyatla ilgili olarak, gelecekle ilgili planlarınız nelerdir? Çocuklar için yazmaya devam edecek misiniz? 

Öncelikle yarım bırakmak zorunda kaldığım, dedelerimin zorunlu göçünü anlatan kitabıma devam etmek istiyorum. Yazıp bitirmezsem rahat edemeyeceğim. Sanki sorumluymuşum gibi hissediyorum. Bunun yanı sıra çocuk kitapları evet hep olacak hayatımda, olsun istiyorum, olmalı da… Çünkü çocuklar dünyalarına yazdığım hikayeleri dolayısıyla beni kabul ettiklerinde kendimi buldum. Bir devin hikayesinde, tabloda sıkışıp kalan fantastik bir öyküde ya da kar küresinde kendim oldum. Öyle mutluyum ki onların dünyasında, ben bu hazzı başka hiçbir yerde bulabileceğimi zannetmiyorum.

Mine Alpan

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir