İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Birgül Yangın Aslanoğlu ile Sinem: Deyimler Prensesi üzerine söyleşi

-Okurlarınıza Sinem: Deyimler Prensesi’nden bahseder misiniz? Okuru neler bekliyor?

Sinem saf, masum, bir o kadar da dürüst bir karakter. Ailesiyle, arkadaşlarıyla ilişkisi de gayet güzel. Ancak deyimlerle başı dertte. Aslında o yaşta pek çok çocuk deyimleri kavramakta zorlanabilir. Okuyucu, Sinem’in deyimleri yanlış anlamasıyla başından geçen maceralara tanık olurken bir kız çocuğunun hayallerini, duygularını ve düşüncelerini nasıl içten anlattığını, sınıf arkadaşlarının ve öğretmeninin desteğiyle nasıl deyimler prensesine dönüştüğünü görecek. Sinem’in iç dünyası, kafasındaki o acayip soruları ifade biçimi bizleri güldürürken bir yandan da düşündürecek. Bu kitapla Türkçemizin derinliklerine doğru keyifli bir yolculuk yaparken arkadaşlığı, yardımlaşmayı da göreceksiniz. Kitabın sonundaki “Sen olsaydın” bölümüyle Sinem’in hayalini bu kitabı okuyacak çocuklar da devam ettirebilecek.

-Mecazi anlamlar taşıyan deyimler, çoğu zaman çocukların kafasını karıştırıyor. Eseriniz, çocukları bu sıkıntıdan kurtarabilir mi?

Soyut kavramları somutlaştırarak anlatmanın en güzel yolu deyimler aslında. Türkçemiz deyimler konusunda zengin bir dil. Çocukları, deyimleri kullanmaya teşvik ettirecek, dilimizin zengin kullanımına emsaller sunacak bir kitap Sinem: Deyimler Prensesi. Bu anlamda saf ve sevimli bir karakterin başından geçen komik olaylar, onları hem eğlendirecek hem de deyimleri kavramalarını sağlayacak. Bu eserle çocukların deyimleri seveceğini, korkmayacağını ve günlük hayatlarında kendilerini ifade ederken özellikle deyim kullanmayı tercih edeceklerini umuyorum.

-Kitabınızın yanında bir uygulama kitapçığı da veriliyor. Okumayı hem keyifli hâle getiriyorsunuz hem de çocukların evrenine özel bir alan açıyorsunuz. Onların okuduklarını pekiştirmelerini sağlıyorsunuz. Tüm bu güzelliklerden ve serinin çıkış hikâyesinden bahseder misiniz?

Esasında kızım ve sınıf arkadaşlarını gözlemlediğimde onlara küçük bir sürpriz olsun diye bu kitabı yazmaya karar vermiştim. Sevgili editörüm Recep Kayalı, Sinem karakterini çok sevimli buldu ve eğlenceli bir serinin kahramanı olabileceğini söyledi. Serinin çıkış hikâyesi biraz da Recep Kayalı’nın beni cesaretlendirmesi ile ortaya çıktı.

Bilge Çocuk – Uçan At yayınları editörleri, çocuk kitapları için titiz bir çalışmayla uygulama kitapçıkları hazırlıyor. On altı sayfalık kitapçıkta sorular, deyim çalışmaları, özel bulmacalar, hikâyeyi devam ettirme uygulamaları yer almakta. Bunlarla çocuklar hem okuduğunu yorumlayıp değerlendirebilecek hem de deyimleri daha iyi öğrenmiş olacak. Okuduklarını özümsemeleri ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığı açısından bu değerlendirme kitapçıkları oldukça etkili olacaktır.

-Öğretmenliğin çocuk edebiyatı yazarlığına etkisinden söz edelim isterim.

Anne ve öğretmen kimliğimin çocuklar için yazmamda etkili olduğunu düşünüyorum. Oğlumu kendi masallarımla ve hikâyelerimle büyüttüm. Başkahraman hep oğlumdu. Tabii sadece ona özel kurgulardı, yayımlamayı hiç düşünmedim. Şimdi kızım ve çocuklar için bir şeyler yapma gayesindeyim. Eğer yazdığım bir eser, onların okuma aşkını besleyebilirse ne mutlu bana. Öğretmen yazarların çoğunda ister istemez mesaj verme kaygısı ön plana çıkıyor. Eğitimci kimliğiniz yazarlıkla birleşince birtakım değerleri, kültürel özellikleri, dilin zenginliklerini yansıtmak istiyorsunuz.

-Çocuk kitaplarında yazmaktan kaçındığınız, öğrencilerinizi de tembihlediğiniz yanlış anlatımlar var mı?

Modern çağın, insanı hızlı bir yaşama sürüklemesi çocukları ve gençleri kısaltmalarla özensiz konuşmaya ve yazmaya, neredeyse emojilerle kendilerini ifade etmeye doğru götürmekte. Özellikle yabancı kelimeleri, Türkçe karşılıkları olduğu hâlde kullanmayı tercih etmeleri bilinçsiz bir tutum. Öğrencilerimi, kendilerini ifade ederken Türkçemizi doğru kullanmaları konusunda sık sık uyarırım. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın sloganlaşan sözünü hep söylerim: “Türkçem benim ses bayrağım.” Bu anlayışla temiz bir Türkçe ile yazmaya gayret ediyorum.

-Çocuklar için yazarken onları teknolojiden bir parça uzaklaştırıp kitapların dünyasına nasıl çekiyorsunuz?

Hayal kurmayı unuttuk çünkü birileri bizim yerimize o hayalleri kurdu, karşımıza sundu. Görsel dünya ihtişamıyla kitapların saltanatını sarstı. Oysa kelimelerle kurulan bir oyun dünyasının kapılarını aralayan kitaplar, hayal kurarak zihin dünyalarını zenginleştirmek isteyen geleceğimiz, umudumuz çocukların en büyük ihtiyacı.

Çocuklar neleri sever, nelere ilgi duyar, biraz onlara kulak veriyorum. Evde kızımı gözlemliyorum, özellikle arkadaşları ile iletişim hâlindeyken. Çocuk kitaplarında değerler eğitimi ve bilgi ön plana çıkınca çoğu zaman sıkıcı bir anlatım olabiliyor. Kızımın hangi kitaplardan sıkıldığını, hangilerini çok sevdiğine dikkat ediyorum. Onun okuduğu kitapları ben de onun gözüyle okumaya çalışıyorum. Çocukluğuma gidiyorum bazen. Çocuk Birgül nelere gülerdi, onu neler heyecanlandırırdı? Bunları düşünerek mizah ve merakın bol olduğu sürükleyici bir kurgu içinde vermek istediğim mesajları serpiştirmeye çalışıyorum. Bunu yaparken onların dilinden konuşmaya çalışıyorum. Yazarken kızımı ve arkadaşlarını hayal ediyorum. Evet, bu cümleyi sevecekler, burada çok gülecekler, diye.

Sinem serisinin devamında okura neler sunacaksınız?

Sinem saflığı, masumluğu, hayalleri ile pek çok çocuğu temsil etmekte aslında. Pandemi sürecinde gördüm ki öğrenciler okullarını, arkadaşlarını çok özlediler. Çünkü okul onların eğitim ihtiyaçlarını karşılamalarının yanı sıra sosyalleştikleri, arkadaşlık duygularını geliştirdikleri, özgüven kazandıkları, kimliklerini buldukları muazzam bir oyun alanı. Sinem’in sınıf arkadaşları ve öğretmenleri ile maceraları devam edecek. Sinem, hayal âleminde gezerken o acayip soruları yine soracak. Bazen şaşkın hâlleri, bazen sakarlığı, bazen korkuları, kimi zaman cesareti ile kendi kimliğini bulma yolunda çabalayacak. Öğretmeni ve arkadaşları ile yeni maceralar Sinem’i bekliyor.

Röportaj: Mahmut Yıldırım

Mahmut Yıldırım
Mahmut Yıldırım

2 Yorum

  1. Yadigar Aras Yaşar Yadigar Aras Yaşar 28 Ağustos 2021

    Eline,diline sağlık,kalemine kuvvet Birgül

  2. remzi remzi 22 Ekim 2021

    Çok güzel ve faydalı bir eser ortaya çıkmış elinize emeğinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir