İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Zeynep Duru Okyar: “Kendimi burada (Atina) diğer çocuklarla eşit hissediyorum. Buradaki okulların hemen hepsi devlet okulu.”

Çocuklarla Konuşmalar – 5

Röportaj : Ayşe Gülay Hakyemez

Zeynep Duru Okyar, 14 yaşında, Atina’da yaşıyor. Anime film izlemeyi ve anime karakterleri çizmeyi seviyor.

Sana Zeze diyorlarmış..

Evet “Zeze” normal ismim gibi artık. Zeynep diyen yok..

Zezecim, kendinde en sevdiğin ve en sevmediğin özellikler neler?

Kendimde sevdiğim özellik insanları iyi dinleyip onlarla konuşabilmem..  Kendimde sevmediğim bir şey yok ama kendime de bayılmıyorum.

Kendinle barışık bir genç olmana sevindim… Nasıl bir meslek seçeceksin gelecekte?

Daha kesin bir seçimim yok ama prodüksiyon ve yapımcılıkla ilgili olabilir ya da karakter tasarımcısı olabilirim.

“İyi insan” sence nasıl bir insandır?

İyi insan ne olursa olsun hep iyiliği seçer. Kötülük yapınca ya da küçük bir yalan bile söylese çok garip hisseder. İçinde bir şeyler sıkışır, kendini çok baskı altında hisseder bu yüzden hep iyiliği seçer.

Buna vicdan diyorlar Zeze’cim..

Evet. Vicdan azabı iyi insana ait bir duygu.

Hayallerinden bahsetmek ister misin? En büyük hayalin nedir?

Çok büyük hayallerim yok, bazı kişisel hayallerim var, onun dışında Korece öğrenmek istiyorum ve daha güzel resim çizmek istiyorum.

Uğraştığın bir sanat dalı var mı? Nasıl başladın?

Çok çok iyi olduğum bir sanat dalı yok. Dans ediyorum, resim çiziyorum. Beni rahatlatıyorlar. İzlediğim animelerden yeni karakterler oluşturmayı deniyorum.

Çizdiğin karakterler hakkında bilgi rica etsem.. Hangi anime karakterleri seviyorsun?

En sevdiğim anime karakteri seçmek zor; ama en sevdiğim dört tanesini söyleyebilirim:

Shoto Todoroki, Eri (My Hero Academia), Koro-Sensei Assassination Classroom,

“Zenitsu Agatsuma” (Demon Slayer).

Hangi müzik türünü seviyorsun? Neden onları seçtin?

Kore pop ve klasik müzik dinlemeyi seviyorum. Japonca pop, jazz da dinliyorum. Şu sıralar en sevdiğim Japonca şarkı “GimmexGimme by Hachioji P”, en sevdiğim Korece şarkılar “Inner Child by V” ve “Seoul by RM”. Türk pop müziği parçalarından sevdiklerim ise “Bana Ellerini Ver” ve “Yıldızların Altında”.

Nasıl kitaplar seviyorsun? En son okuduğun kitap hangisi?

Ben manga okumayı çok seviyorum. Roman ve korku türünde kitaplar okuyorum. Şu anda okuduğum kitap Ray Bradbury’nin “Yakma zevki 451”.

Arkadaşlarınla nasıl vakit geçiriyorsun? Nerelere gidiyorsunuz?

Yollarda arkadaşlarla sohbet ederek gülerek yürümek hoşuma gidiyor.

Arkadaşlarımla yeşil alanlara gidiyoruz; yollarda sohbet ederek, gülerek yürümek hoşuma gidiyor. Oyun parklarına, ormanın karşısında içinde bisiklet parkurları, kahve kiokları olan parklara gidiyoruz.

Ağaçlar, deniz, taşlar, çiçekler (ya da başka doğa parçaları..) için neler yapmak isterdin?

Özellikle denizler ve ağaçları daha iyi korumak isterdim sonuçta dünyanın en büyük su kitlesi denizlerde ve okyanuslarda. Ağaçlar için de aynı şeyleri söylemek mümkün..

Hayvanlarla aran nasıl? Sana neler anlatıyorlar?

Hayvanlarla konuşabilme gücüm olsaydı köpekler, tüylü inekler ve kırmızı pandalarla konuşmak isterdim.. Özellikle kırmızı pandalar bana çok şey anlatırlardı. Kırmızı pandalar Asya’dan geliyorlar. Tropikal ormanlarda yaşıyorlar. Bana ağaçlarda yaşamanın nasıl bir his olduğunu anlatırlardı.

Ne zamandan beri Atina’da yaşıyorsun? Daha önce yaşadığın şehirler İstanbul ve Bursa’dan farkı ne?

Yaklaşık iki buçuk yıl önce taşındık Atina’ya.. Kendimi burada diğer çocuklarla eşit hissediyorum. Buradaki okulların hemen hepsi devlet okulu. Türkiye’de gittiğim okullar özel okullardı.

Bursa, İstanbul ile Atina arasındaki en büyük fark İstanbul’un çok büyük bir şehir olması ve Atina’nın daha küçük ve daha sakin olması.  Parklar farklı; burada her mahallenin kendi parkı, gençler için kaykay ve başka özellikli parkları var. Bursa’da bunlar çok sınırlı. Sadece belirli yerlerde böyle alanlar var.

Yaşadığın şehirde en çok nelerden hoşlanıyorsun? Neleri sevmiyorsun?

Yaşadığım şehirde en çok arkadaşlarımla gittiğim yerleri ve odamı seviyorum. Arkadaşlarımla yollarda yürüyor, farklı farklı parklara gidiyoruz.

Dünyada ve ülkende neleri değiştirmek isterdin? 

Bütün dünyada su kullanımını ve adaleti değiştirmek isterdim.

Adalet derken..

Herkesin eşit şartlarda yaşamasını istiyorum.

Büyüklerden istediklerin var mı? Neler söylemek istersin?

18 değil, 15 yaş üstünün oy kullanabilmesini istiyorum. Dünyadaki herkesin eşit şartlara sahip olmasını istiyorum.  Türkiye’de hayvan hakları yasasının çıkmasını istiyorum.

Oy kullanma yaşını 15’e çektiğimizde neler değişebilir Zezecim?

Bu şekilde çocukların da siyaset ve hayatla ilgili düşünceleri hakkında daha erkenden fikir sahibi olabilirler. Sadece siyaset değil diğer başka tür konularda da.

Seni en çok mutlu eden şeyler neler?

Yemek yerken mutlu oluyorum ve uyurken. 

Duygularından bahsetmeni istesem? En çok sevdiğin, en çok öfkelendiğin, en gıcık olduğun, en sevmediğin şeyler nedir?

Dizi ve anime izlemeyi çok seviyorum. Bir kaç dilde dizi izliyorum, bu zamana kadar izlediğim en güzel dizi galiba hepsi 🙂

En öfkelendiğim şey birinin beni taklit etmesidir. 

En gıcık olduğum şey birinin bir konuyu çok uzun anlatmasıdır ve en sevmediğim şey ise çikolata ve çok çok tatlı şeyler.

Çikolata sevmiyor musun gerçekten? Şaşırdım…

Evet sadece beyaz çikolata yiyebiliyorum.

Hangi dizileri izliyorsun?

Şu anda Türk televizyonlarında yayınlanan dizileri izliyorum. “Sen Çal Kapımı”, “Mucize Doktor”, “Uyanış Büyük Selçuklu”. En sevdiğim Amerikan dizisi “The Queens Gambit”. En sevdiğim Korece diziler “Tale of the Nine Tailed”, “Itaewon Class” ve “My Country New Age”. Anime olarak en son My Hero Academia’nın 4. sezonunu bitirdim şimdi “Attackt on Titanik”e başlayacağım.

Hayatın anlamı nedir?

Uyumak ve rüya görmek.

Hayallerde yaşamayı mı tercih ediyorsun?

Gerçek hayattan daha iyi olduklarını düşünüyorum.

Gerçek hayat çok mu acı verici?

Acı vermiyor ama zor. Hayat biraz fazla zor. O kadar çok çalışıyorsun ve çalışmaların bir süre sonra boşa gidiyor…

Nasıl yani… Örnek verebilir misin?

Ölmek..

Şöyle mi anlamalıyım.? Yaşam ölmekle sonuçlanacaksa bu kadar çaba niye? O zaman yatıp uyuyalım mı?

Hayır.

Napalım?

Çalışmayalım demiyorum. Hiç çalışmazsan ölemezsin bile…

Ayşe Gülay Hakyemez

*Yazar Ayşe Gülay Hakyemez’in biyografisine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir