İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yaşasın Çocuklar ve Okudukları Kitaplar -3-

Sevgili arkadaşlar selamlar… İlk iki hafta çok keyifli geçti bakalım üçüncü hafta bizleri neler bekliyor? Yavaş yavaş sanki okullarımıza kavuşuyor gibiyiz. Özledik değil mi? Süreçte kitaplar bizleri yalnız bırakmadı. Yaşasın kitaplar ve kitapları seven çocuklar…

Geçen hafta aklımıza gelen harika fikir ile ilgili çok sayıda mesaj geldi. Ne mutlu! Hani acaba dedik ki, okuduğumuz kitaplara neden önsöz yazmıyorlar diye yazar dostlarımız bu fikrimizi çok ciddiye aldılar ve bundan sonra yazacaklarına dair söz verdiler. Yaşasın yeni fikirler…

Bakalım bu hafta okuduğumuz ve etkilendiğimiz hangi eserlerimiz var.

Bu hafta ilk tavsiyemiz, sizleri düşünen harika bir yayınevi oluyor. Sıkı durun söylüyorum. YENİ İNSAN ÇOCUK YAYINLARI ve hazırladıkları birbirinden değerli kitapları. Bakın neler söylüyorlar bizler için. “Ekolojik bir dünyayı çocuklarla beraber inşa ediyoruz.” diyorlar. 2007 yılında yayın hayatına başlayan bu güzel yayınevi, bütün dünya için yıkım haline dönüşen ekolojik felaketlerin; felsefi, siyasi, kültürel nedenlerini irdelemek, bunların tarihsel köklerini ve eğitimle ilgili bağlarını açığa çıkarmak için bir ayna görevi yapmayı hedefliyorlar. Kocaman alkışı hak ediyorlar vallahi. Sadece biz çocuklar için değil yetişkinler içinde kitaplar hazırlıyorlar. Söyledikleri ve yayınladıkları kitapları ile Türkiye’nin yayın hayatına renk katıyorlar. Benden tavsiyesi Yeni İnsan Ailesini takibe alın, internet sitelerini inceleyin, haber ağlarına kaydolun, setleri daha yakından görün yani kısaca farkındalık yaratıyor olmalarını okuyarak karşılayın derim. Çok fazla yeni bilgi edinirsiniz. 

İyi ki varsınız ve hep var olun Yeni İnsan Ailesi.

Söz veriyoruz takip edeceğiz…

Web sitesi: https://yeniinsanyayinevi.com

*

Şimdi de ikinci tavsiyemiz geliyor. Pan yayıncılık çocuk edebiyatı dizininden Nurdan Direk’in FİLOZOF ÇOCUK (7+yaş) kitabı. Çocuklarla Felsefe Konuşmaları. Özellikle içinde bulunduğumuz salgın hastalık nedeniyle tüm dünyada ve Türkiye’de eğitim sisteminin ezberciliğe dayandığı ve yeni bir sistem arayışına girildiği herkesçe bilinen bir gerçektir. Ancak günümüzde teknolojinin başdöndürücü hızı her türlü enformasyonu bir tuşla artık önümüze getiriyor. Eğitim kurumlarının asıl görevi bu enformasyondan nasıl bilgi üretileceğini öğretmektir. 

İşte FİLOZOF ÇOCUK kitabı Nuran Direk tarafından görünenin ardındakini görebilen, olan biteni düşünme ve değerlendirme yapabilen akıllı, zeki bireyler olabilmeleri için kaleme alınmış harika bir eser. 

Nuran Direk alanında uzman bir eğitici. Türkiye Felsefe Kurumu Çocuklar İçin Felsefe Birimi başkanı. Deneyimlerini bizlerle paylaşması hepimiz için büyük şans. Sadece FİLOZOF ÇOCUK değil yazdığı tüm eserleri mutlaka okumalıyız. BİLGİN ÇOCUK, ÇOCUKLARLA FELSEFE, GENÇLER İÇİN FELSEFE, KÜÇÜK PRENS ÜZERİNE DÜŞÜNMEK 

Yeni kitaplarını bekliyor olacağız Nuran hanım…

*

Bakalım üçüncü sırada kim var? Beyaz Balina Yayınlarından Kanadalı yazar Eleanor Coerr’dan SADAKO kitabı.  

Sadako, bir başyapıt. İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’ya atılan atom bombasından sonra lösemiye yakalanan kız çocuğunun (Sadako) gerçek yaşam öyküsü.

Kanadalı yazar Eleanor Coerr, Japonya seyahati sonrasında çok etkilendiği savaş mağduru çocuklardan mükemmel bir eser yazmış. Kısa sürede tüm dünya dillerine çevrilmiş ve başyapıt olarak kabul edilmiş.

Sadako lösemi hastalığına yakalandığını öğrenince onların inancına göre 1000 tane kağıttan turna kuşu katlarsa kurtulacağını sanıyor. 644. kâğıttan turna kuşunu katlarken ömrü vefa etmiyor ve aramızdan ayrılıyor. Her ne kadar arkadaşları onu geri getirmek için geri kalan turna kuşlarını katlasalarda Sadako maalesef geri gelmiyor.

Savaşın ne kadar kötü ve zararlı bir şey olduğunu, aynı zamanda küçük bir çocuğun yaşama tutunma azmini anlatan ve içinden birçok sonucun çıkarılacağı bu eseri tüm ebeveyn ve eğitmenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.

Her şeye rağmen umudunu yitirmeyen Sadako’nun hikâyesi gerçekten sorgulayan, içinde bulunduğu toplumsal olaylardan etkilenen ve her ne şekilde olursa olsun umudunu yitirmeyen çocuklarımız için kılavuz yapıt.

İlkokul çağındaki tüm öğrencilerimizin mutlaka okuması gereken modern klasik bu kitaba sonsuz sevgiyle veda ediyorum.

İyi okumalar arkadaşlar…

*

Sırada dördüncü güzel kitabımız var. Kitabın yazarı Madridli çocuk ve gençlik edebiyatı yazarı Paloma Sanchez Ibarzabal. SİSLE GELEN ÇOCUK Kitabı.

Başlarken söylemeliyim ki harika bir yazarla karşı karşıyayız. Bizim gibi ve bize çok yakın. Hikâyesi ilginç; yaşarken iki dünya olduğunu fark ediyor ve gerçek dünyanın sert olduğuna karar verip kitapların dünyasında yolculuk yapmayı tercih ediyor. Bu tercihi bugün onun çocuk dünyasını tanıyan ve eserler üreten bir yazar olmasını sağlıyor.

Sisle Gelen Çocuk‘u seçme nedenimse çok daha ilginç. Kitaba başlarken yazarın önsöze, “Bir de artık çocukluk yaşında olmayan ama hâlâ çocuk gibi olanlara… Onlar kendilerini biliyorlar” diye yazdığı bölümü fena halde üzerime alıp ilgimi kitaba odaklıyor ve sayfalar arasında yolculuğa çıkıyorum.

Ama o da ne! Başladığım kitabı elimden bırakamıyorum ve her sayfasını soluksuz okuyorum; içimden de “İnşallah bitmez!” diye dua ediyorum.

İtiraf etmeliyim ki kitabın içindeki karakterlere bayılıyorum. Her biri çok eğlenceli ve okuduğum kitaba yakışıyorlar. Yazar bu işi çok iyi biliyor. On bir bölümden oluşan bu harika kitabın resimleyen sanatçısı ise Anuska Allepuz. Çocuklar için illüstrasyon ve gençlik yayınları yaratıcısı konularında yüksek lisans yapmış. Bu kitaba da çizimleriyle büyük katkı sağlamış: Seçtiği renkler ve tonlar neredeyse kitabın duygusal yapısıyla aynı. Tebrikler, alkışlar kendisine.

Kitabımız, uzunca bir süre evine kapanık tek başına yaşadıktan sonra sokğa çıkan Mirna Hanım’ın sisli bir sokakta hırpani kılıklı ve çıplak ayaklı bir çocukla karşılaşmasıyla başlıyor. İlginç olan, sokakta karşılaştığı bu çocuğun ne adı, ne evi ne de ailesi vardır. Hemen oracıkta bu çocuğa Tim adını koyar ve onu evine getirir. Güzel bir banyo yaptırdıktan sonra aya yolculuk yapabileceklerini düşünürler; hem de etrafın kendilerine “Ne çatlak bunlar” demelerini umursamadan. Bundan sonra “Yok artık, bu kadarı da olmaz!” bölümleri başlar; macera ve tutku, kahramanlarımızın yakalarını bırakmaz. Kitabımıza giren her kahraman, yeni soluklar getirir. Mesela Eliza Teyze ve kızı Susi ya da Sabun köpüğünün içinde aya giden çocuk masalı, yeni masal okuma saatleri, yeni edinilen alışkanlıklar; hepsi harika bir bütünü oluşturdular ve giderek çoğaldılar.

Birlikte yüzme dersleri, yeni okuyacakları Suya Dalmaktan Korkan Balık kitabı, okuma ve yüzme öğrenen Tim’in sonrasında saymayı öğrenmesi, Mirna’nın evini tekrar keşfetmesi, yitirilen heyecanın kaldığı yerden devam edecek olması, Uçmayan Peri masalının kazanımları; hepsi hepsi harika… Hele ki sonunda kitabın gözyaşına boğan finali, kitaba sıkı sıkı sarılmanızı sağlayan nedenlerden birisi oluyor. Hatta bir yerde “Yaşasın edebiyat!” diye bağırmak geliyor içinizden. Belki de bağırmak lazım, hatta bağıralım, kim ne diyecek ki?

*

Ve haftanın son kitapları NotoBene yayınlarından geliyor. MUNSCH KLASİKLERİ. ÇİŞİM GELDİİİ!, YARAMAZ ÇAMUR, STEPHANİE’NİN AT KUYRUĞU, THOMAS’IN KAR TULUMU.

Bu birbirinden farklı 4 öykünün yazarı Robert Munsch Resimleri ve çizimleri ise Michael Martchenko’nun. 

Birlikte bizler için üretiyorlar ve belli ki çok keyif alıyorlar. Hadi kısaca onları tanıyalım. ROBERT MUNSCH (Yolculuklarıyla bütün Kanada ve ABD’yi dolaşmış bir öykücü. Özellikle çocuklar için yazmış olduğu bilindik kitapları var.) 

MİCHAEL MARTCHENKO (Uzun yıllar arkadaşı Robert Munsch’un öykülerinin çizimlerini yapıyor ve bir sürü uluslararası ödülleri var.)

ÇİŞİM GELDİİİ! adlı kitapları tuvalet eğitimi alan Andrew’un bol kahkahalı pek heyecanlı hikayeleri. Annesi ve babası Andrew’a hep çişinin gelip gelmediğini soruyorlar onun cevabı her zaman “Hayır, Hayır, Hayır!” oluyor. Ne yazık ki, bu cevap hiçbir zaman uzun sürmez. Daha fazla ipucu vermeyeyim merak edin. 

Kendisini bir yazar olarak değil bir hikaye anlatıcısı olarak tanımlayan Robert Munsch anlattığı güzel hikayeleriyle sadece çocukların değil büyüklerin de yüzünde tebessüm yaratacak düzeyde kıvrak mizaha sahip.

Bu haftalık bu kadar haftaya tekrar beraberiz…

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir