İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Canım Kuşum Kar

Konuk Çocuk Yazar: Beyza Bay

Bir gün annemle beraber çarşıya gidip alışveriş yapacaktık. Hazırlanıp yürümeye başladık. Hava buz gibiydi. Biraz yürüdükten sonra kuşlar için yol kenarına bırakılmış yemleri gördük. Hayvanlar, en çok da kuşlar benim büyük korkumdu. Kendimi bildim bileli bana zarar verirler diye çok korkmuşumdur. Küçükken evimize minik bir kuş camdan içeri girmişti ve beni gagalamıştı. O günden sonra kuşlarla aram hiç iyi olmadı.

Kuş yemlerinin yanından geçerken kuşlar da yanıma gelmişti. Çığlık çığlığa bağırmaya başlamıştım. Öyle korkuyordum ki önümdeki kuşlar büyük ihtimalle sesimi duyup korkup kaçmışlardı. Önümü boş görünce koşarak oradan uzaklaştım. Annem peşimden gelip kuşların zararsız hayvanlar olduğunu anlatıp beni sakinleştirmeye çalıştı. Alışverişimizi tamamlayıp eve dönmüştük. Akşam yemeğinde annem ve babamla bugün yaşadıklarımı tekrar konuştuk.

Annem:

-Bugün olanları babana anlattım. Senin için çok üzülüyoruz. Gerekirse bu korkun için yardım alabiliriz. Çünkü kuşlar insanlara arkadaş olabilecek en sevimli hayvanlardır.  

Akşam yemeğinden sonra yatmak için odama çıktım. Penceremin camından baktım. Bir de ne göreyim? Bulutlardan yerlere doğru hafifçe kar taneleri düşüyordu. Kar yağdığını görünce çok mutlu olmuştum. Fakat uyumam lazımdı. Ertesi gün okulum vardı. Gece titreyerek uyanmıştım. Ateşim çıkmıştı.

Boğazım çok ağrıyordu. Geceyi huzursuz geçirdim. Sabah olduğunda camdan baktım. Kar yerleri kaplamıştı. Annem yanıma geldi ve okulların tatil edildiğini söyledi. Annemden dışarı çıkmak için izin istedim.                                                                           

 Annem:

-Kızım hastasın. Bu soğuk havada dışarı çıkamazsın. Dinlenmelisin, dedi.

Kahvaltıdan sonra babam işe gitmiş, kardeşim ise kar oynamaya çıkmıştı. Ben sıcak ıhlamurumu alıp odamda camın önüne oturdum. Bir anda cama minik bir kuş kondu. Camı tıkladı. 

Merhaba, dedi kuş. Kendimi bir anda rüyalar âleminde zannettim. Ancak bu gerçekti. Kuş benimle konuşuyordu. Korku ve şaşkınlıkla kuşa kekeleyerek cevap verdim:

-Merhaba. Benden korkmana gerek yok. Sana zarar vermeyeceğim. Arkadaş olabiliriz. Ne dersin? Kuşlar hiç konuşur mu? diye sorunca minik kuş o da benim gizemim, diye cevap verdi.

Hasta olduğum için dışarı çıkmamın yasak olduğunu söyledim. Sohbetimiz devam ettikçe içimdeki manasız korkum ve şaşkınlığım gittikçe azalıyordu.

Minik kuş, kömür gözleriyle beni hafif hafif süzerek: “Kar yağınca hayvanların gezecek alanları olmadığı için karınlarını da doyuramazlar. Bazıları doyurabilse bile soğuktan canlarını verebilir. Genelde kuşlar olarak ılık havaları severiz. Senden küçük bir ricam olacak. Çok açım. Bana yemek için bir şeyler verebilir misin?” dedi.

Heyecanla ona beklemesini söyleyerek mutfağa koşuverdim ve elimde bir tabak dolusu yulafla döndüm. Kuş, yulafı görünce mutlu oldu ve kanatlarını hafifçe açıp tabağın içine giriverdi. O, yulaflarını yerken ben de onu süzüyordum. Birden kuşlardan korktuğunu biliyorum, geçtiğimiz gün çarşıda senin önündeki kuşlardan biri de bendim. Bizden korkmana gerek yok, deyiverdi.

Ben de sevinçle ”Biliyor musun artık kuşlardan korkmuyorum. Senin sayende korkumu yendim.” Diye yanıtladım onu.

Sohbetimiz bir süre daha devam etse de ben hâlsizlikten olsa gerek yatağıma uzanıverdim. Kuş da teşekkür edip kanatlandı ve göğe doğru uçuverdi.  

Bu gizemli olayın ardından yıllar geçti. O sevimli minik kuş sayesinde korkumu yenmiştim. Evime muhabbet kuşları aldım. Her yerde o kuşu aradım, durdum. Evde beslediğim kuşların gözlerinde o minik kuşun kömür karası gözlerini aradım ama nafile, hiçbiri o değildi.

En büyük pişmanlığım o gün minik kuşla az konuşmuş olmamdı.  O kuşun ben de bıraktığı tılsım ve sevgi sayesinde veteriner oldum. Hayvanları ve onları tedavi etmeyi çok ama çok sevdim.

Bir gün kliniğime kanadı kırılmış bir kuş getirdiler. Yıllar önceki o minik kuşa çok benziyordu. Kucağıma alır almaz kuş, kısık bir ses tonuyla: “Hatırladın mı beni?” diye sordu.

Gözümden kara kara yaşlar süzüldü, onun kömür gözlerine doğru. Onu kliniğe getiren kişi, kuşu sokakta bulduğunu söyledi. Minik kuşu, hemen sahiplendim ve bir daha bırakmamak üzere ona sıkı sıkıya sarıldım.

Son

Beyza Bay hakkında

11 yaşında. Giresun’da yaşıyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir