İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Melek Anne

Konuk Çocuk Yazar: Elif Nur Bodur

Gecenin zifiri karanlığında yıldızlar, insanlara dost eli uzatırmışçasına göz kırpıyordu fakat gökyüzüne başını kaldırıp onlara bakan birisi var mıydı şu an? İşte yıldızlar bunları düşünürken dünya işlerini rafa kaldırmış iki kişi yıldızları seyre koyulmuştu: Zeynep ve babası Ahmet Bey.

Zeynep; on iki yaşındaydı ve boncuk gözleri ile etrafına ışıklar saçardı maviden daha mavi. Bir gün tüm o parıltılar sönmüştü. Çünkü o gün annesinin ruhunu göğe çıkardığı gündü.

Babası Ahmet Bey ise orta yaşlarda kendi hâlinde pejmürde bir adamdı. Artık dünya işlerine önem vermeyen bir dervişe dönüşmüştü. Eşini depremde kaybedince kızıyla ilgilenmeye başlamış ve uzun vadeli kariyerinden vazgeçmişti. Şimdi ikisi de aynı derdi paylaşıyordu. Gölün kenarında bağdaş kurmuş, güzelim doğayı türlü renkleriyle içlerine çekiyorlardı.

Zifiri karanlıkta renklerin hepsini tek tek seçebiliyorlardı. Üstelik onları yalnız bırakmayan yıldızları Zeynep’in Melek annesinin hayaliydi.

Tüm doğa sus pus içindeyken Ahmet Bey, bu derin sessizliği birden bozuverdi: “1999 Gölcük Depremi! Meleğimizin hayatını sonlandıran deprem. Ne kadar acı. Aslında sadece meleğimizin değil birçok insanın hayatı ellerinden kayıverdi.” dedi.

Ahmet Bey elinin tersiyle gözyaşlarını silerken belli ki gözyaşlarını Zeynep’e fark ettirmek istemiyordu. Zeynep bir anda duygularına hâkim olamayarak “Anne, ben de babam da öğrencilerin de senin yüzüne yıllardır hasret kaldık, rüyalarıma gir istedim. Beni al ve götür. Senin o saçlarını okşayayım, doyasıya öpeyim istedim.” dedi.

Ahmet Bey ne tepki vereceğini bilemeden Zeynep’i kendine çekti. Kızının başını göğsüne dayadı. Bir anda etkileyici ışık demetleri sardı ortalığı. Zeynep “Baba!” diye çığlık attı: “Ne Oluyor?”

Ahmet Bey gördüklerini anlamlandırmaya çalışıyor ama aklı tüm bu olan biteni algılayamıyordu. Işık demetleri renk renk çoğaldı ve sanki yapbozun parçalarıymış gibi birbirlerinin içine girip değişik hareketler sergilemeye başladılar. Sonunda yapboz tamamlandı ve karşılarında melek anne belirdi.

Melek anne “Ben ölmedim sizin mavi göğünüzde yıldızların üzerinde yaşıyorum. Başınızı göğe kaldırın belki o gördüğünüz yıldızın üzerindeyimdir.” dedi. Zeynep, naif bir ses tonuyla söylediği “anne” kelimesini zaman dursun da sonsuzluğa değin haykırsam diye düşündü.  

Kısa bir süre sonra melek anne çok zaman kaybetmeden yıldızına dönüverdi. Zeynep, annesinin yıldızı göz kırparken, yeryüzünden gökyüzüne bakanların gözlerinden birer damla yaş süzülüyordu.

Yazan: Elif Nur Bodur

Elif Nur Bodur hakkında;

11 yaşında. Antalya’da yaşıyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir